"Enter"a basıp içeriğe geçin

Ara dönem rolleri…

Bundan 30 sene önce, muhafazakarım, liberalim, sosyalistim, marksistim,ateistim, cemaat mensubuyum, milliyetçiyim, Kürdüm, Kürtçüyüm, sağcıyım, solcuyum demenin bir karşılığı vardı.
Adam ürün kodunu söylemiş gibi oluyordu.
Kodunu aldıktan sonra üç aşağı beş yukarı hangi konuya nasıl baktığını biliyorduk
Mısır için ne düşünüyor.Cumhuriyetle arası nasıl, krallığa nasıl bakar, Osmanlıyı sever mi, din düşmanı mı, cemaatlere sıcak bakar mı, adalet deyince ne anlar, özelleştirmenin neresinde, Çin’e ne der, Sovyetler deyince neresinden geçer, eğitim onun için nedir, bana nasıl bakar vs.
Peki şimdi “ben şuyum, şunlardanım” demenin bir karşılığı var mı?
Neresine bakarak ne olduğunu anlayacağız? Hem niye biz bakarak anlayacağız.
Neredeyse müslümanım demesi bile kafa karıştıracak hale geldi.
Maliki’den Esat’a, IŞİD’den İhvan’a, Pakistan yönetiminden Filistin’in Gazze’sine, Ramallah merkezli büyük dilimine kadar herkes oraya ve o dine ait olduğunu söylüyor.Sisi de söylüyor.
içeridekiler söylüyor.
Üstelik içeride artık cemaat deyince başka şeyler anlaşılıyor.Eski usul boynunu büküp, görenlerin hayran olduğu tipler yok. İllegal örgüt, legal sendika, yarısı resmi, yarısı gayri resmi şebekeler akla geliyor.Bir cemaate mensubum demenin karşılığı karışık.
Mırın kırın ederek, “abi ne olacak bu memleketin hali” sızlanması yapıyor değilim. Neden böyle oldu,bu ne anlama geliyor sorusuna cevap arıyorum.
Ama yanlış ama doğru ama saçma ama sığ..Benim cevabım şu:
Dünya kum saati gibi yaklaşık her 100 senede bir ters çevriliyor. Rengarenk kumlar var..Akma işi bitince yeni şekiller ve desenler oluşuyor. Arada bir makyajlı kasa gibi tamponunu farını biraz yuvarlayıp yeni modele kadar işi götürüyorlar.
1. Dünya Savaşı’nda tersyüz edilmiş.
Öncesine bakın sonrasına bakın.
Servetler, sınırlar, büyükler küçükler değişmiş.
II. Dünya Harbi’nin öncesine ve sonrasına bakın.
Benzeri bir hazırlık 30 senedir yürütülüyor. 1 ve 2.Dünya Savaşı’ındaki teknolojiler çok geride kaldı. Artık topyekün savaş yok. Mevzii savaşlar ve ve yeni usuller var. Yine yeni bir düzen kurulacak. Yeni düzende yine insanların ürün barkodu işe yarar hale gelecek.Yine en az 70-80 sene herkes tutarlıymış gibi olacak.
İstimlak edilecek araziler üzerine yapılan binalar yıkılıyor. Ya rızayla verirsiniz ya da zorla yıkar geçerler. Aradaki feryat figanların kimseye faydası yok.

Tutarsızlık herkesi sardı. Bir danışman, “Ey TÜSiAD! Parasını ben vereyim gazetelere ‘kahrolsun İsrail!’ ilanı verin de göreyim”, diyor. Bunun adı da dış politika oluyor, tutarlılık ve dirayet oluyor, karınca misali su taşımak oluyor.
Eski İsrail Elçimiz,Mavi Marmara baskınının Mısır istihbaratının sabotajı olabileceğini söylüyor.Bu ihtimal doğruysa aczin ilanı olmuyor mu? Mısır ne kadar kötü bir ülke bizi oyuna getirdi mi demiş oluyoruz..Mısır istihbarat servislerinin oyununa geldik, haber alamadık önleyemedik mi demiş oluyoruz.
Bu geçiş dönemini en az hasarla atlatabilmenin yolu, değişimden sonra ortalığın nasıl şekillenebileceğini öngörmek.Nereden yol geçecek, neresi ticari imar, neresi yeşil alan..Proje sahibi kim, gerçekleşme ihtimali ne..Ya da mesela kahrolsun İsrail demenin Filistinli kardeşlere bir faydası var mı, ben kötüdür demiyorum..Belki kahrolsun İsrail türküsü de bir ihtiyaçtır. Diğer acıları unutturur, lokal anestezi, görevi yapar..Belki kötüdür..Boşa kürek çekmek olur.Belki çaresizliktir..Gecekondusu yıkılacak olan adamın çatıya çıkıp yakarım, yıkarım diyerek boşa bağırması gibidir.Bilmediğim bir konu.Sadece bana anlamsız geliyor.
Yeni düzende herkes yerini bulur.Ara dönem rollerine çok kapılmayalım.
Gelir geçer.
5.8.2014

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir